Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı tarafından “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Farkındalık Eğitimi” gerçekleştirildi. Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, Dr. Öğr. Üyesi Dilek Akıncı bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.
Dr. Akıncı, hastalığın etkin tedavisi ve aşısının bulunmadığını vurgulayarak korunmanın ve bulaş yollarının engellenmesinin en önemli unsur olduğunu belirtti. Türkiye’de son 24 yılda 17 bin 813 vaka tespit edildiğini, bunların 856’sının ölümle sonuçlandığını ifade eden Akıncı, Düzce’de görülmemesinin riskin olmadığı anlamına gelmediğini söyledi.

Kırsal alanda kene tutunmasını önlemek için uzun kollu giysiler tercih edilmesi, pantolon paçalarının çorap içine alınması ve dönüşte kişilerin kendini kontrol ederek kıyafetlerini dikkatle yıkaması gerektiğini aktaran Akıncı, KKKA’nın belirtilerini halsizlik, ateş, yaygın vücut ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, döküntü, kanamalar ve morluklar olarak sıraladı.
Kene ısırıklarının en kısa sürede müdahale edilmesi gerektiğini belirten Akıncı, kenelerin ezilerek imha edilmesinin ciddi risk taşıdığını hatırlattı. Hayvan kesimi sırasında eldiven ve koruyucu giysi kullanımının önemine dikkat çekerek, hastalığın ilk belirtisinin genellikle şiddetli baş ağrısı olduğunu söyledi.
Bulaş yollarını; kenelerin çıplak elle çıkarılması, viremik dönemdeki hayvanların kan ve dokularıyla temas, KKKA hastalarının vücut sıvılarıyla temas olarak açıklayan Akıncı, risk gruplarını çiftçiler, hayvan bakıcıları, kampçılar, tarım ve orman işçileri, askeri birlikler, veterinerler, mezbaha çalışanları ve sağlık personeli olarak sıraladı.
